Unadikum

Unadikum, kalmam sesinden mahrum

omzun omzumda, hürriyet yakın

ez ji hevalımın

 

cennetimiz yok

âlemimiz var

kutsalımız yok

insanımız var

şehidimiz yok

canımız var

silahımız yok

sözümüz var

yalanımız yok

bedenimiz var

yetmediyse inadımız

isyanımız var

nisyan adetimiz değil

değil bellek dar

bir kavuklu bir pişekâr

dillerinde bin oyunlar

orta yerde malûm artık

taptığınız kan

fikirleri öldüremez

bu geçen zaman

 

50 yıldır bitmedi ve bitmeyecek intifada

göreceğiz, bileceğiz, sarılacağız her defada

muktedirler, hırsızlar yürümez bu iş hep defansta

kısa da olsa bu hayat nesiller hatırlamakta

zamana sığmaz direnişler

bir yoldaş selamı yeter

alırız selamını, dinleriz meramını

bir ah gibi çekeriz bu direnişin halayını

tarihte bir sapma değil bugün de lazım antifa

mücadele hep sürüyor mühim değil coğrafya

hanzala hep bizimleydi, yüzünü dönecek mutlaka

 

söz: bANDiSTA*

müzik: Ahmed Kaabour

 

Ahmed Kabour’un Lübnan iç savaşı döneminde Filistin davası için söylediği şarkı, türkçesiyle Haykırıyorum yahut Çağırıyorum,  bugün hâlâ süren mücadeleye de denk düşer. Ortadoğu’da bitmeyen bu kavga, dünyanın dört yanında harlanıyor. Sözümüzle, bedenimizle, inadımızla unutmadan. Elbet büyüyecek küresel intifada, Hanzala elbet dönecek yüzünü!

Selam olsun Haziran’ın Çocuklarına, Selam Olsun Rojava Devrimine, Selam olsun Özgür Filistin’e, Selam olsun Suriye Devrimcilerine, Selam olsun Mısır, Tunus, Lübnan, İran sokaklarına! Selam olsun halkların bağımsız, eşit ve özgür Doğu’suna, ellerimiz ve kardeşliğimizle kuracağımız!

* Turgut Uyar feyziyle.

Maknovşçina

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

dağlarda ve ovalarda, kar altında rüzgarda

bir uçtan uca ufkuna, yürüyordu partizan

 

sovyet kaldı ilkbaharda, beyaz orduya tutsak

sonbaharda maknovşçina, koparttı zincirini

 

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

işbirlikçi beyaz ordu, zaferi kutluyordu

halk öfkesi maknovşçina, koparttı bir fırtına

 

maknovşçina maknovşçina birliğidir partizanın

savaştı sovyet ugruna, parti ve beyazlarla

 

maknovşçina maknovşçina birliğidir partizanın

sonsuza dek sileceğiz, bütün iktidarları

 

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

söz: bANDiSTA

müzik: anonim

 

Sovyet umudumuzdur, parti değil!

B1r Daha Asla

ordaysa davet icabet burda

inadına devrim âşık burda

okulda komünde

fabrikada tarlada

bir yoldaşım o yolu

benle arşınlamakta

 

katibi karisı ilgası eylemcisi

sözün yetkinin kararın

halktır temsilcisi

beton tapınaklarda üç buçuk atarken

hüküm sürmekte düzen avutun kendinizi

 

omzunda samanyoluyla budala çavuşlar

sizin iktidarınız kumdan inşa olmuştur

sivil ceketine apolet şimdi halklar

dalga olmak isyan vurmak

sınıf mirasımızdır

 

dokunma asla

şehrime/kentime asla

dokunma asla

emeğime asla

dokunma asla

dereme asla

bir daha asla ki

burdayız hâlâ

 

dokunma asla

bedenime asla

dokunma asla

kardeşime asla

dokunma asla

fıtratıma asla

bir daha asla ki

burdayız hâlâ

 

söz: bANDiSTA

müzik: bANDiSTA

 

Korkuyorlar! Bundan saldırganlıkları, bundan suratlarındaki ukala gülümseme, bundan tek sesli bir koro gibi saçmalamaları.

Korkuyorlar, çünkü biliyorlar. Biz, bir şekilde biz, sahip çıktığımızda müştereklerimize onların dönemi kapanıyor.

Ayaklarınızı yere vurun, sıkı sıkı vurun. Bu dünya ekseninden oynayacaksa eğer, bizim sayemizde olacak.

Antikapitalista

To melon mas den ine o kapitalizmos

Ine i epanastasi ke o komunizmos!*

Antikapitalista

 

söz: dünyanın bütün sokakları ve meydanları

müzik: bANDiSTA/anonim

 

* Geleceğimiz kapitalizmde değil, devrim ve komünizm!

Yaşasın bize çizilmiş sınırları söküp atan dayanışma!

işgalin cılkı çıktı, kırkı çıkmasın!

Bugün 14 Ağustos ya! Hani Kıbrıs’ın işgalinin 39uncu yılı ve Kıbrıs’ta Anti-militarist Barış Harekâtı’nın 4üncü yılı ya! İşgallere karşı şarkıları savunmaksa meselemiz, bANDiSTA ille de burada. Apoletlere inat yeniden askersiz bölgedeyiz. Hep birlikte, hep beraber olabildiğimiz yerdeyiz. Olduğumuz kadar ve daima!

Etkinlik bu akşam saat 20:00′de http://radio.occupybufferzone.info/ ve http://geziradyo.org/ ‘un müşterekyayınında canlı dinlenebilecek.

ambh2013

MÜSTESNA GÜNLERİNİZ MUNDAR OLDU MEMNUNUM… bANDiSTA Haziran 2013

“Yeryüzünün lanetlileri ve açlığın mahpusları, ayağa kalkın!” Komün-1871

De te fabula narratur, senin hikâyeni anlatıyorlar … tercümesi yeterli değildir: onun yerine başka bir anlatının, yepyeni bir anlamın konulması, kısacası ‘başka bir hikâyenin anlatılması’ gerekir. Bu ‘yeni hikâyeyi dinlemek’ için birçok kulağın dikilmiş olduğunu biliyoruz. Ama diller kendi kendilerine konuşamazlar. Farklı hikâyelerin –neredeyse sayısızca– nasıl olanaklı olduklarını anlamış olmak pek şaşırtıcı gelebilir.” Ulus Baker-1996, aktaran bANDiSTA-Mayıs 2009

Zira bir fısıltıdan bile korkuyorlar… gürültü ne çok şeyi değiştirir… bANDiSTA -Eylül 2009

Direnişler; ütopik, beklenen, mitleştirilen bazen ve apansızın, bıçağın kemiğe dayandığı bir “artık yeter” patlayışıyla liberal tarihin çizgisel akışının içinde beliriveren, geçmişin mücadelelerini bugünün yüzüne, bugünün bilinci, unutuşları ya da kazanımlarını geleceğe taşıyan solucan delikleri. Tarihin praksisi, talihin pratik belirlenişleri, ele usturuyla çizilen kader çizgileri. Tekel, Seka, Petkim, Erdemir, Şeker adını bilmediğimiz/unuttuğumuz nicesi; derelerin, ormanların, toprakların bizzat hayatların dönüşümü … Kamunun tasfiyesi; eşitlik yok adalet yok, o zaman sokaklara; işçiler, işsizler, memurlar, öğrenciler, rençberler, gettolar ve tam yerinde… bANDiSTA -Şubat 2010

Farklı olanı kendine benzetmek yahut görmezden gelinebilecek kadar marjinal ilan etmek iktidarcıkların, bizzat mevcudiyetleri için, sorgulanılamaz –sandıkları– yöntemleridir… bANDiSTA -Ağustos 2010

De Te Fabula Narratur‘u, manifesto albümümüzü yayınlamamızın üzerinden tam iki yıl geçti. Özgürlük, eşitlik, dayanışma, adalet çağrı ve mücadelesinin içinde yer alma inadımız sürüyor. Güvencesiz çalışma koşulları ve sömürü devam ediyor, kapitalist saldırganlık had safhada, eğitim ve sağlık paraya havale edilmiş, yaşamımız satılıyor, mahallelerimiz mutenalaştırılıyor, ekolojik yıkım ve nükleer felaket gündelik hayata damga vuruyor, cinsiyetçilik ve ayrımcılık liberal maskesinin altında silikleşiyor, kolektivizm unutturuluyor, faşizm yükseliyor, şiddet olağanlaşıyor, inkâr politikaları işliyor, örgütlenmenin önü kesiliyor, halklar bombalanıyor, haklar ellerden alınıyor. Lakin dostlar, yoldaşlar, öğrenciler, dereler, iklim adaleti eylemcileri, kadınlar, lgbtt’ler, mülteciler, kâğıtsızlar ve sayılamazlar direniyor. Sınırsız, ulussuz, sürgünsüz bir dünyanın içinden, mazi, gelecek ve şimdiden gelen onlarca sesi duyuyoruz, hep birlikte haykırıyoruz; vardık, varız, varolacağız! Daima!… bANDiSTA -Mayıs 2011

Bu şarkıların yazılması Türkiye’deki feminist hareketin 30. yılına denk geldi… Bu 30 yıl, bugün bu sözü söylememizi mümkün kılan, ortak mücadelemizin dilini yaratan bir tarih, tarihimizdir. Umarız ki şarkılarımız bize hayatımızın her alanında güç ve ilham veren bu harekete bir katkı olsun. Yalnız ve hep birlikte, var olduğumuz her yerde,
Yaşasın kadın dayanışması! … bANDsiSTA-Mart 2012

siyah deri bende sende, beyaz maske herkeste
umutlarım üzerimde gittiğinde, kara kara
düşünceler kaldı orda, arkamda bırakmıştım
gökkuşağı etrafımda, rengimi unutmuştum
adaletin bu mu oldu, aman pek güvenceli
yaşamadım ülkenizde, bedenimse zaten dertti
yaptığım hamaliyeydi, yarama bastığında yasa
yerde kaldı varlığım, sunduğun armağan buysa
gücüne mi gitti yoksa, yokluğum şimdi bela
masumların kanı bağırırdı öfkeden de fazla
kim getirir devamını, kim verecek cevabımı
katillerim aranızda, söyleyiniz selamımı

barış inadı devam, huzurla yat kardeşim;
tarlabaşından selam, her yerdeyiz kardeşim;
hep yerliyiz hep göçmen, buradayız kardeşim;
artık yeter, ya basta, êdî bese kardeşim… bANDiSTA-Ağustos 2012

Çünkü unutmayıp inanmış, bulanmayıp bilenmiştik; çünkü ekmek, adalet ve özgürlük içindi, biz oradaysak oradaydı; çünkü koyudan açığa doğru tüm renkler ton tondu; çünkü saltanatını yıkmış vicdani rap çıkmıştık; çünkü nice sokak nice mevsim nice toprakta, o zulüm cinayet OL-MUŞ-TU; çünkü bulunmuştuk annelerin arasında, babaların değil babalıklarının erkekliklerinin silahlarının gölgesinde değil; çünkü kara idi deri ve uzundu elleri ve o çocuklar kuytusundaydı şehirlerin; çünkü gün penceremizdeydi uyanmıştı güneş, tenimizde teri gözümüzde feri, beklerdi bizi kardeşlerimiz; çünkü aşk inadına aşk devrimdi, mağlup, galip, nikbin, her sabah her gece mücadele idi, düzayak çivit badanalı bir kentte aşk örgütlenmekti; çünkü kimse sebepsiz göçmez idi bu dünyada, sınırsız-ulussuz-sürgünsüz bir dünyaydı muradımız; çünkü muhteris sükûnetimizde bir mahşer düşü saklıydı; çünkü bugün kuvve ve yarın fiile idi ve çünkü mazi ta kökünden silinecekti, biz başka bir âlem istiyorduk ve çünkü vardık, varız, var olacağız diye haykırıyordu yoldaşlarımız; çünkü dostların arasında ve güneşin sofrasındaydık…

Bugün 27 Haziran 2013…  Tarihin günlerinden biri…  Geçmiş bugün ve gelecek, zaman bağımsız içiçe örülüyor… Bugün 27 Haziran 2013… Eylemler sıklıkla sözcüklerden daha yüksek sesle konuşuyor… Bugün 27 Haziran 2013… Onlar hâlâ kanun ve biz tarihi yazıyor; ellerimizle, emeğimizle, ölülerimiz, yaralılarımız, hıncımız, coşkumuz, tebessümümüz, müşterek tecrübemiz ve eylemimizle! Direnişe devam, klik – bumbumbum!

bANDiSTA-Haziran 2013

dostlar yoldaşlar,

27 mayıs gecesinden beri gezi parkındaki direnişin örgütlenmesi, pratik ihtiyaçlarının giderilmesi ve izleyen polis saldırılarına karşı sokakta olduğumuz için müzik yapmaya ve duyuru geçmeye pek vaktimiz olmadı; bandistayı arayan gözler ve kulaklar 7. gününe giren direneşin içindeki her bir yüz, beden ve gırtlaklakta bizi bulabilirler.

Bu daha başlangıç!


Bu aksam 19:00′da bugün (3 Haziran Pazartesi) saat 19:00’da Taksim Meydanı’nda buluşuyoruz

Yorum-suz olmaz!!!

Yoldaşların bir kısmı serbest ve biliyoruz ki yaşama her zaman olduğu gibi sımsıkı sarılacaklar; sadece kendi yaşamlarına, yaşıyor olmaları haline değil, o hep birlikte nefes aldığımız, acı çektiğimiz ve öfke ve coşkuyla dolduğumuz yaşama; kolektif yaşama.

Biliriz ki Yorum yoldaşları içerde de dışarda da özgürler ve muktedirler dayanamaz bu özgürlüğe.
Kontrol etmek isterler, kırmak isterler, yok etmek isterler.
Bu ülkede işkence hiç bitmedi, sistemli bir şekilde sürüyor.
Gözaltına alınan yoldaşların bedeninde işlenen suç karşısında, tıpkı geçmişte ve bugün onlarca beden, halk ve sınıf üzerinde işlenmiş ve işlenen tüm insanlık suçlarına dair olduğu gibi öfkeliyiz; failleri unutmayacağız, affetmeyeceğiz.

İnsanın üretim araçlarına yapılan bilinçli faşizan saldırıya karşı, işkenceci sisteminize inat ve haykıracak özgürlük türküleri.
Ve artık yeter,
Yargı diliyle söylemek gerekirse, her bir işkenceci yargılanmalı, görevden alınmalı, işkenceci damgasını taşımalı, teşhir edilmeli dizginlemek için sistemin şiddete “hazır ol” ettiği insan kaynaklarını.

Zamanı geldi zamanı şimdi,
şarkılarımız söyleyecek son sözü!

Suçu yaratan sisteminiz,
şunu bilin efendimiz,
Haklıyız, hesap soracağız!

Yorum-suz olmaz,
yoldaşça selam ve
dayanışmayla!

in greece, albania and turkey, the enemy is in the banks and the ministries

Αντιμιλιταριστικό Διήμερο – Γιάννινα – 22 και 23 Σεπτέμβρη 2012 // Antimilitarist Festival – Ionnina – 22-23 09 2012

Αντιμιλιταριστικό Διήμερο – Γιάννινα – 22 και 23 Σεπτέμβρη 2012 Το σάββατο 22/09/2012 διοργανώνουμε συναυλία ενάντια στο στρατό στο Θεατράκι στη Σκάλα. Η συναυλία ξεκινάει στις 21:00 και συμμετέχουν οι:

Τρελογικός (ioannina)

Taburo Bota (ioannina)

VIC (ioannina)

Bandista (istanbul)

Marockers (international)

Σε περίπτωση βροχής η συναυλία θα πραγματοποιηθεί στις φοιτητικές εστίες Δόμπολης.

Την Κυριακή 23/09/2012 και ώρα 19:00 στην Κατάληψη Αντιβίωση θα πραγματοποιηθεί εκδήλωση – συζήτηση με θέμα “οι αγώνες ενάντια στο στρατό στην τουρκία”. Την εισήγηση θα κάνει τούρκος αρνητής στράτευσης.

*Τα έσοδα από τη συναυλία θα διατεθούν για την κάλυψη των δικαστικών εξόδων του ολικού αρνητή στράτευσης Μενέλαου Εξίογλου, που δικάζεται στο αεροδικείο Λάρισας στις 18/12/2012