Hiç Kimsenin Şarkısı

seki seki seki nyenye [o bizimle birlikteydi]
wania nyenye, wania kanyenye
[artık bizimle değil]
wania nionio, wania kanionio
[zamanından önce ölen bir çiçek gibi]
festus okey, rest in peace, udo diriya
[festus okey, huzur içinde yat]

bir derimin rengi vardı alabildiğim yanıma
bazen bedbahttır, bazen baht görünmeyen dostuma
çoğu çok görürdü gece ararken ışığı
adım gündüz feneri, görünmezdim aranızda
kimi çok gülerdi, fazla kızardı nefret dolu
eşit ilişki kurulmazdı diyorum çünkü çok yoruldum
kimine toprak kutsaldı, kimine kader mübahtı
oysa ki bana göre kader olan coğrafyaydı
vardığım yer sadece yoksunluktu
aşağılandığım dostum bir yoksuldu
beyaz zencileri gördüm sizde
yabancı ve mülteci
bakmak görmek
bakana her yer avrupa, görene ise her yer, her yer ama afrika
sanki bana düşense alabildiğine koşmaktı

Seki nye seki nye seki nyenye [o bizimle birlikteydi]
le sang d’un innocent crie plus que la vengance [masumların kanı öfkeden de fazla bağırırdı]
the blood of innocent cries more than vengeance [masumların kanı öfkeden de fazla bağırırdı]
je me melerais surtout pas de ceux qui me concerne pas
[meselem olmayan bir şeyden özellikle bahsetmeyeceğim]
a cesar a ce qui est a cesar
[sezarın hakkı sezara]
a dieu a ceux qui est a dieu
[tanrının hakkı tanrıya]
je chante que un adieu
[yalnızca bir elveda şarkısı söylüyorum]
je refuse prendre la place de dieu
[tanrının yerini almayı reddediyorum]
obara onye oma , ne ehe ugwoya festus okey [masumların kanı öfkeden de fazla bağırırdı festus okey]

festus okey, rest in peace, okey okey okey, udo diriya [festus okey, huzur içinde yat]
anam eto (chinheke)  onye ikpeya zuru oke [adaleti sadece doğa sağlayacak]

siyah deri bende sende, beyaz maske herkeste
umutlarım üzerimde gittiğinde, kara kara
düşünceler kaldı orda, arkamda bırakmıştım
gökkuşağı etrafımda, rengimi unutmuştum
adaletin bu mu oldu, aman pek güvenceli
yaşamadım ülkenizde, bedenimse zaten dertti
yaptığım hamaliyeydi, yarama bastığında yasa
yerde kaldı varlığım, sunduğun armağan buysa
gücüne mi gitti yoksa, yokluğum şimdi bela
masumların kanı bağırırdı öfkeden de fazla
kim getirir devamını, kim verecek cevabımı
katillerim aranızda, söyleyiniz selamımı
bakmak görmek
bakana her yer avrupa görene ise her yer, her yer ama afrika
sanki bana düşense alabildiğine koşmaktı

barış inadı devam, huzurla yat kardeşim
tarlabaşından selam, her yerdeyiz kardeşim
hep yerliyiz hep göçmen, buradayız kardeşim
artık yeter, ya basta, êdî bese kardeşim

söz: Bandista-Enzo İkah
müzik: Bandista-Enzo İkah

20 Ağustos 2007 akşamı Beyoğlu polis karakolunda bir cinayet işlendi; gözaltına alınmış bir genç, polis silahından çıkan bir kurşunla öldürüldü. Yıllardır yaşanılan cinayetlerden çok da farklı değildi aslında. Yine tahakküm makinasındaki bir çark, yine nefretle, yine ayrımcılıkla, yine her türlü insani değeri hiçe sayarak bir canı yok etti. Anlaşılan bu sefer maktul, vatandaş olmayıp sığınmacı olduğundan, üstüne üstlük derisinin rengi farklı olduğundan ‘öldürülmeyi hak etmiş’ti; tıpkı kadın olduğu, kürt olduğu, eşcinsel olduğu, ermeni olduğu, trans olduğu, roman olduğu, isyankâr olduğu, “hiç kimse” olduğu için ‘öldürülmeyi hak edenler’ gibi. Artık yeter, ya basta, êdî bese kardeşler…





diyeceğinizi deyin | leave a reply