ki buradayız hâlâ

ki buradayız hâlâ!/ so, we are still here!

01-bandista-ki buradayiz hala-cover-front 00-bandista-ki buradayiz hala-cover-back

Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz, hemzeminler yaratıyoruz, sınırları aşıyoruz, belleği taşıyoruz, hayatımızı savunuyoruz, aşk duyuyoruz, cüret ediyoruz çünkü yükselir dalga; dalga, dalga…

Ki buradayız hâlâ… Burada… Kobanê’de mesela… Biz, muhalefet ve mukavemet âlemimiz!

//

We have been speaking, writing, springing into action, creating common grounds, crossing boundaries, maintaining the memory, defending our lives, living with love and daring; because we are part of a wave that grows and grows…

So, we are still here… Here… at Kobanê for instance… We, our world of dissent and resistance!

kayıt/recording/edit/mix/mastering: KADIKÖY MÜZİK–ÖMÜR KILIÇASLAN STÜDYOSU, Istanbul, eylül/september 2014
kapak/cover: bANDiSTA, eylül/september 2014

“Çalışan sınıfların kurtuluşu, bunların kardeşçe uyum içinde bulunmalarını gerektiriyorsa, ulusal önyargıları harekete geçiren ve halkların kanlarını ve varlıklarını korsanca savaşlarda çarçur eden, canice amaçlar güden bir dış politika altında bu büyük görevi nasıl yerine getireceklerdir? Batı Avrupa’yı Atlantiğin öte yakasındaki köleliği sürdürmek ve yaygınlaştırmak üzere rezil bir haçlı seferine paldır-küldür girmekten koruyan egemen sınıfların dirayetleri değil, İngiltere’nin çalışan sınıflarının bu canice çılgınlığa karşı yiğitçe direnmeleri olmuştur.

her kabinede parmağı olan bu barbar gücün muazzam ve karşı konulmayan saldırıları, çalışan sınıflara, uluslararası politikanın gizlerini belgeleme, kendi hükümetlerinin diplomatik manevralarına gözkulak olma, bunlara gerektiğinde bütün güçleriyle karşı koyma, önleyemediklerinde ise aynı anda suçlamalara girişmekte birleşme, ve uluslararası ilişkilere egemen olan kurallar kadar, tek tek kişiler arasındaki ilişkilere de egemen olması gereken basit ahlak ve adalet yasalarını savunma görevini öğretmiştir.

Böylesi bir dış politika için savaşmak, çalışan sınıfların kurtuluşu için verilen genel mücadelenin bir parçasıdır.

Dünyanın bütün işçileri, birleşiniz!”

If the emancipation of the working classes requires their fraternal concurrence, how are they to fulfill that great mission with a foreign policy in pursuit of criminal designs, playing upon national prejudices, and squandering in piratical wars the people’s blood and treasure? It was not the wisdom of the ruling classes, but the heroic resistance to their criminal folly by the working classes of England, that saved the west of Europe from plunging headlong into an infamous crusade for the perpetuation and propagation of slavery on the other side of the Atlantic.

the immense and unresisted encroachments of that barbarous power, whose head… and whose hands are in every cabinet … have taught the working classes the duty to master themselves the mysteries of international politics; to watch the diplomatic acts of their respective governments; to counteract them, if necessary, by all means in their power; when unable to prevent, to combine in simultaneous denunciations, and to vindicate the simple laws or morals and justice, which ought to govern the relations of private individuals, as the rules paramount of the intercourse of nations.

The fight for such a foreign policy forms part of the general struggle for the emancipation of the working classes.

Proletarians of all countries, unite!”

Karl Marx, I. Enternasyonal Açılış Konuşması
Inaugural Address of the Workingmen’s Association “The First International,” 1864.

Bakıyoruz Dünyaya


birer birer biner biner

birer ölürüz

yana yana döne döne

yine geliriz

biz dostu da düşmanı da

elbet biliriz

vurulup düşenler canım

darda kalmasın

çok uzaktır dostlar bizim yolumuz

bulana yürüyene bin selam olsun

 

söz: Orhan Kotan/bANDiSTA

müzik: Ahmet Kaya/bANDiSTA

 

“… muhtelif tüm alanlarımızda, devrimci inadımızla ahmet kaya’yı, üzerinde simgeleşen tüm mücadelemiz, dilimiz, özgürlüğümüz ve yıkıcılığımız adına anmak ve yaşatmakta olacağımızı beyan ederiz.”

An gelir, biz geldik; biz yeryüzünün lanetlileri!

İşsiz Marşı

yek dü se çar

mola kısa dök bir çay

fabrika parça başı

yetirdin mi maaşı

 

ev içi görünmez emek

sigorta yok yol ve yemek

nev-liberal zamanlar

burada herkes prekâr

yek dü se çar

ne yerim ne yenim dar

ev kira sokak bizim

değil benim krizim

 

işsizdir tüm çalışanlar

mavi beyaz ne farkın var

hakiminse yasalar

yıkılsın piyasalar

 

söz: bANDiSTA

müzik: Mordechai Gebirtig

 

1942’de Kraków Getto’sunda hayatını kaybeden Mordechai Gebirtig, Yahudi İşçiler Birliği’nde örgütlü, antisemitizm ve ziyonizmle aynı anda mücadele eden, sosyalist bir şair ve besteciydi. Arbetloze Marsh [İşsiz Marşı] Gebirtig’in yılları aşan tespitleriyle bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Daha önce dostlarımız Banda Bassotti ve Daniel Kahn tarafından da söylenen bu marşı, metni aşırı geniş bir çeviriyle ele alıp Türkçeleştirdik.

Sokağa Övgü

Bakmak, görmek, bilmek – yasak

hatırlamak ve yazmak – yasak

şarkı, türkü söylemek

sokakta dans etmek – yasak

 

koşmak, durmak, coşmak – yasak

sarhoş olmak, sevmek – yasak

en haklı günümüzde

eylem desen zaten – yasak

 

yeryüzünde yürüyorken, gökyüzüne bakmak – yasak

yeryüzünde yaşıyorken, gökyüzüne çıkmak – yasak

yeryüzünde seviyorken, dile getirmek – yasak

mor, yeşil ve pembe varken, gökkuşağı çizmek – yasak

 

söz: bANDiSTA

müzik: bANDiSTA

 

Bu şarkının açıklamasına erişim ASHDSF’nin 2014-285/08 no’lu kararıyla engellenmiştir.

Yarın Olmaz

yarın olmaz hemen şimdi

dayanacak halim kalmadı ki

sen istersen vazgeç ama

çok geç bak dönüş yok geri

korkma!

istiyorsan eğer geri

kaçma!

kendini, yok olan seni

hayır demek zor mu bu kadar

affetme!

katlanmak, saklanmak, kul olmak

söyle nereye kadar?

beklemekle bulunmaz ki

zincirlenen senin hayallerin

görmüyorsun işte burda

çürüttükleri bu yaşam senin

olmadım olamadım

dur dediler ben durmadım

istediklerini yapmadım

kaçmadım

bazen ben uyurken

efendiler, birer birer

yerleşirler zihnime

uyanırım

şimdi düşmezsem yollara

caddelere, sokaklara

başıboş meydanlara

ne zaman?

 

söz: DELİ

müzik: DELİ

Kadıköy Müzik’ten stüdyo ve hayattan sokak, meydan, gece kardeşlerimiz Deli’nin 2007 yılından güzide şarkısıdır. “Yarın olmaz hemen şimdi” diyorlardı ve hâlâ “yarın olmaz hemen şimdi!”

Bi’vakit Şarkı

bir kuytuda bir solukluk durduk

genzimiz yanıyordu

dağılmış sanki şenlik yeri

bir acı yel esiyordu

gördü bu gözler hepsini gördü

titriyordu betonlar

taşlar söküldü bir lahzada

altındaydı kumsallar

 

soğuk bir zemheri geldi sonra

seninki gibi nefti

tıkıldı meydan kışlık sandığa

tarihin sonu sanki

dikiliyordu aynasızlar

her sokak köşesinde

gücü yetmiyor saklamaya

endişe gözlerinde

 

duyuyorum hâlâ bu kuytuda

geçmiş gelecek şimdi

rüzgârlar uğulduyor havada

son söz söylenmedi ki

 

bitti sansan da hergün yeniden

söylenir duy o türkü

bak işte yaklaşıyor fırtına

yükseliyor dalgalar

 

bir tül gibi yırtılırken çevren

bu şehir tekrar yaşanacaktır

yükselir dalga dalga dalga

vuruyor kentleri

yükselir dalga dalga dalga

yıkıyor bentleri

 

söz: bANDiSTA*

müzik: Lluis Llach

1968 İspanya’sında Katalan Lluís Llach tarafından bestelenen L’estaca [Kazık], özgürlük mücadelesi çağrısıyla birçok dile de çevrilmiştir. Franco İspanya’sından bugüne hâlâ muktedirlere karşı çıkan sesin şarkılarından biridir L’estaca. Her şeyin bittiği, o son’un geldiği karanlığına –karamsarlığına- düşmeden, yükselen dalgalarla sürüyor direniş; her dilde, her alanda, her meydanda ve daima!

*Ahmet Telli, Atila İlhan, İsmet Özel ve Murathan Mungan’ın mısralarından küçük dokunuşlarla Roll’ama!

Kerwane Nefti

Müspet menfii bir amel

müspet olmadı ki kader

kader bize verdi bir çöl

çölün dibinde keder

karavan petrol

 

toprak bizimdi ama

ait petrol amerikana

kanla laçka nasırla

bir çift el kaldı bana

 

ah ben yine atlasam da deveme

düşsem çöl yollarına elimde boş matara

ah ben bir de kazsam toprağı yine

bulur muyum acaba bir varil bile olsa

aman aman aman, petrol amerikan

 

ah ben yine bir yudum acı kahve

mavi duman altında uyku salar nargile

ah bahçede yankiler kazma kürek

gün gelip bulanacak katran tüy ve petrole

 

söz: bANDiSTA

müzik: Renato Carosone

 

Napoli’den bu yanlı yol Akdeniz’i kat eder. Umutlarımız, kaderimiz, halimiz pür mealimiz bir, bizim ve nasırlı ellerimiz. Ve malum ki Aman Aman Aman! Petrol Amerikan!

Unadikum

Unadikum, kalmam sesinden mahrum

omzun omzumda, hürriyet yakın

ez ji hevalımın

 

cennetimiz yok

âlemimiz var

kutsalımız yok

insanımız var

şehidimiz yok

canımız var

silahımız yok

sözümüz var

yalanımız yok

bedenimiz var

yetmediyse inadımız

isyanımız var

nisyan adetimiz değil

değil bellek dar

bir kavuklu bir pişekâr

dillerinde bin oyunlar

orta yerde malûm artık

taptığınız kan

fikirleri öldüremez

bu geçen zaman

 

50 yıldır bitmedi ve bitmeyecek intifada

göreceğiz, bileceğiz, sarılacağız her defada

muktedirler, hırsızlar yürümez bu iş hep defansta

kısa da olsa bu hayat nesiller hatırlamakta

zamana sığmaz direnişler

bir yoldaş selamı yeter

alırız selamını, dinleriz meramını

bir ah gibi çekeriz bu direnişin halayını

tarihte bir sapma değil bugün de lazım antifa

mücadele hep sürüyor mühim değil coğrafya

hanzala hep bizimleydi, yüzünü dönecek mutlaka

 

söz: bANDiSTA*

müzik: Ahmed Kaabour

 

Ahmed Kabour’un Lübnan iç savaşı döneminde Filistin davası için söylediği şarkı, türkçesiyle Haykırıyorum yahut Çağırıyorum,  bugün hâlâ süren mücadeleye de denk düşer. Ortadoğu’da bitmeyen bu kavga, dünyanın dört yanında harlanıyor. Sözümüzle, bedenimizle, inadımızla unutmadan. Elbet büyüyecek küresel intifada, Hanzala elbet dönecek yüzünü!

Selam olsun Haziran’ın Çocuklarına, Selam Olsun Rojava Devrimine, Selam olsun Özgür Filistin’e, Selam olsun Suriye Devrimcilerine, Selam olsun Mısır, Tunus, Lübnan, İran sokaklarına! Selam olsun halkların bağımsız, eşit ve özgür Doğu’suna, ellerimiz ve kardeşliğimizle kuracağımız!

* Turgut Uyar feyziyle.

Maknovşçina

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

dağlarda ve ovalarda, kar altında rüzgarda

bir uçtan uca ufkuna, yürüyordu partizan

 

sovyet kaldı ilkbaharda, beyaz orduya tutsak

sonbaharda maknovşçina, koparttı zincirini

 

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

işbirlikçi beyaz ordu, zaferi kutluyordu

halk öfkesi maknovşçina, koparttı bir fırtına

 

maknovşçina maknovşçina birliğidir partizanın

savaştı sovyet ugruna, parti ve beyazlarla

 

maknovşçina maknovşçina birliğidir partizanın

sonsuza dek sileceğiz, bütün iktidarları

 

maknovşçina maknovşçina rüzgarınla dalgalanır

öfkemizle kara bayrak, kanımızla kızıldır

 

söz: bANDiSTA

müzik: anonim

 

Sovyet umudumuzdur, parti değil!

B1r Daha Asla

ordaysa davet icabet burda

inadına devrim âşık burda

okulda komünde

fabrikada tarlada

bir yoldaşım o yolu

benle arşınlamakta

 

katibi karisı ilgası eylemcisi

sözün yetkinin kararın

halktır temsilcisi

beton tapınaklarda üç buçuk atarken

hüküm sürmekte düzen avutun kendinizi

 

omzunda samanyoluyla budala çavuşlar

sizin iktidarınız kumdan inşa olmuştur

sivil ceketine apolet şimdi halklar

dalga olmak isyan vurmak

sınıf mirasımızdır

 

dokunma asla

şehrime/kentime asla

dokunma asla

emeğime asla

dokunma asla

dereme asla

bir daha asla ki

burdayız hâlâ

 

dokunma asla

bedenime asla

dokunma asla

kardeşime asla

dokunma asla

fıtratıma asla

bir daha asla ki

burdayız hâlâ

 

söz: bANDiSTA

müzik: bANDiSTA

 

Korkuyorlar! Bundan saldırganlıkları, bundan suratlarındaki ukala gülümseme, bundan tek sesli bir koro gibi saçmalamaları.

Korkuyorlar, çünkü biliyorlar. Biz, bir şekilde biz, sahip çıktığımızda müştereklerimize onların dönemi kapanıyor.

Ayaklarınızı yere vurun, sıkı sıkı vurun. Bu dünya ekseninden oynayacaksa eğer, bizim sayemizde olacak.