de te fabula narratur

isgallere karsi sokak isgalinden

tayfa kuresel bahari karsilamak uzere dunyanin her yerindeki ofkeli isgal hareketiyle birlikte ortadan bolunmus tek sehrin ozgurlestirdigimiz sokaklarinda.. lefkosa elefterya sokagi isgalinde caliyoruz.
asagidaki linklerden canli radyo yayinindayiz!

sokaklar hayattir bize
her yerdeyiz her yeriz

http://radyozirziro.com/

http://radio.occupybufferzone.info/

a-e-e enternasyonale zolidarite e viva libérte

Sınırlar ve sınıflardan yıldık, kurtar bizi dayanışma !

Üzerimize üzerimize gelen radyoaktif ekolojik yıkıma dair ve hüzün ve öfkeyi içimizde taşıyarak;

Bahara doğru dost ziyaretleri meşgalemiz dünyanın hal ve gidişinden daha meşakkatli değil, çokça hikâye anlattık, anlatacak pek çok hikaye, aktaracak sonsuz deneyim ve selam birikti, gecikmeli de olsa selam size niko ve bart ..

Henüz 300 göçmenin eşit medeni, siyasal ve sosyal haklarla yasallaşma taleplerini duyurabilmek üzere Atina ve Selanik’te yürüttüğü açlık grevi başarıyla tamamlanmamışken, ancak türkiye ile yunanistan arasındaki sınır boyunca örmeyi palnladıkları Avrupa utanç duvarı fikri hummalı inşaasındayken, kardeşimiz Festus Okey’in katilleri aşağılık bir övünçle gezinirken ve göçmenlere karşı ve ‘yabancı’ karşıtı nefret söylemleri her geçen gün yükseltilirken Meriç’in öte yanında, Orestiada’da gerçekleştirilen göçmen dayanışma festival / forumunda da;

Kalbi Kırık adada süren küstah militarist baskı rejiminden ve yoksulluk, bağımlılık ve dahi tutsaklık üreterek göçe zorlayan sömürge ilişkilerinden özgürleşme iradesiyle toplumsal varoluş için ‘kuzey park’ sokaklarını dolduran halk isyanında da;

Kıyafetleri beyazlatırken hayatları karartan ölümcül silikozis hastalığına sebep olan taşlamayla kot ağartma yöntemine karşı Temiz Giysiler’in yürüttüğü uluslararası kampanya için örgütlediğimiz mini İberya turnesinde de yüksek öfke ve coşkuya tanıklık ettik ve enternasyonalist dayanışma beyanında bulunduk.

Pek çok hikâye mevcut ve nicelerini yaşıyoruz.

Hikâyelerimizin kimini 23-26 Mart tarihleri arasında yine isyanyadan kardeş bandamız Boikot eşliğinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştireceğimiz konserlerle aktarmaya çalışacağız.

Sonrasında bir süre izninizi istiyoruz, malum önümüz 1 Mayıs, biraz nefeslenmek lazım.

Siempre – piroz be kıvamında
barra
lara karşı elefterya hattında
newroz ertesi teneffüsümüze bekleriz.>

tayfa>

devrimci titreşimler - i

KottaşlaMA!

Silikosiz hastalığına sebep olan ölümcül kot taşlama yöntemine karşı Temiz Giysi Kampanyasının yürüttüğü uluslararası kampanyanın 5 konserlik sunum turnesinden dayanışmayla.. tayfa>

20.03 Pamplona, Auditorio de Barañain
18.03 Vigo, La Fabrica de Chocolate + La Acustikasesina
16.03 Madrid, El Perro
12.03 Segovia, Sala Joplin + DJ Killmanjarto
11.03 Madrid, Colectivo La Latina

KottaşlaMA!

http://madrid.setem.org/ventana_not.php?arg=319

http://nosandblasting.org/noticia.php?idn=1&idi=es

sınırlara hayır, göçmenlere özgürlük

Oriestada’da gerçekleştirilen festivalde yasallaşma ve eşit haklar talebiyle Selanik ve Atina’da açlık grevine başlayan 300 göçmenle dayanışma ve Türkiye ile Yunanistan sınırına çekilecek olan Frontex duvarına karşı tepki için haykırdık. Sınırsız, ulussuz, sürgünsüz bir dünya! tayfa>

Enzo Ikah – Red, Black and White

Boğaz’ın ve dahi memleketin ilk reggae albümü!http://enzoikah.com/
Sınırlara inat, herkes için tek bir yaşam, tek bir aşk.. One love, one life..

Kara, Kızıl ve Beyaz insanlar aynı günesin altında yürüyor, türlü türküler söylüyorlar..

Enzo Ikah yakında Kadıköy Müzik etiketiyle yayınlayacağı ‘Red, Black and White’ albümünün sınırlı sayıdaki özel kaydını canlı performansıyla 15 Ekim’de İstanbul Live, 25 Ekim’de eSkiyEni sahnesinde paylaşıyor!

Reggae ve afrobeat sularında bir yol hikâyesi Enzo’nunkisi; tıpkı yaptığı müzik gibi dünyanın dört bir yanında ve sakin bir limana doğru, coşkuyla süzülüyor. Enzo Ikah barıs sarkılarını aşkla söylediği yürüyüsüne ilk albümüyle İstanbul’da devam ediyor.

Kongo’da kurduğu müziğini göç hikâyeleri ve İstanbul hayatıyla birlestiren Enzo Ikah, albümünü yine İstanbul’dan kıyak müzisyenlerle birlikte olusturduğu bandosuyla ve Oppa tZupa zound Zystem – OpzZz! dayanısmasıyla kaydetti.

Bu partide sunacağı ‘Red, Black and White’ sadece Enzo’nun değil aynı zamanda Boğaz’ın ve dahi memleketin ilk reggae albümüdür.

bANDiSTA da bu sıcak gecelerde yerini alarak iki yılı askın zamandır birlikte çalıstığı Enzo Ikah ile kurduğu müzikal, politik ve yasamsal dayanışmaya dost ve yoldaslarını da dahil ediyor!

w. http://enzoikah.com/
e. enzoikah(at)opzzz.org

de te fabula narratur

de te fabula narratur

senin hikayeni anlatıyorlar

Bandista
bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı “marş”a, başladı ev’in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın.

Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından… Bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar… Bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town’da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison‘lar!

Bandista is a music collective established in May 2006 in Istanbul, Turkey. Bandista has its roots in the cultural diversity of Anatolia; though the band’s presence clearly declares its internationalist approach. The sound of Bandista varies from Django to Reggae, from Bratsch to Ska, Dub and Afro-Beat. The basic formula of the band is to deconstruct whatever sound, text and image possible in favour of a border and class free world. Every Bandista performance is a situationist experiment of rage and rapture. Bandista has performed in several festivals, demonstrations and clubs in Turkey and abroad.


* …Sollte jedoch der deutsche Leser pharisäisch die Achseln zucken über die Zustände der englischen Industrie und Ackerbauarbeiter, oder sich optimistisch dabei beruhigen, dass in Deutschland die Sachen noch lange nicht so schlimm stehn, so muss ich ihm zurufen:
De te fabula narratur!

…ama eğer Alman okur, İngiliz sanayi ve tarım işçilerinin durumuna omuz silker, ya da iyimser bir biçimde Almanya’da işlerin bu kadar kötü olmadığı düşüncesiyle kendini avutursa, ona açıkça şunu söylemeliyim: “De te fabula narratur!’

Karl Marx, Das Kapital, Vorwort / Önsöz, 1867

De te fabula narratur, senin hikâyeni anlatıyorlar… bize söyleyeceği bir şey daha vardır: Warensprache‘nin [meta dolaşımının dili], metaların dilinden telaffuz edilmiş anlatısını (biteviye kapitalizmin konuşması) tercümesi yeterli değildir: onun yerine başka bir anlatının, yepyeni bir anlamın konulması, kısacası “başka bir hikâyenin anlatılması” gerekir. Bu “yeni hikâyeyi dinlemek” için birçok kulağın dikilmiş olduğunu biliyoruz. Ama diller kendi kendilerine konuşamazlar. Farklı hikâyelerin –neredeyse sayısızca– nasıl olanaklı olduklarını anlamış olmak pek şaşırtıcı gelebilir.”

Ulus Baker, Marx’ın Bir Çift Sözü Var, 1996

kalplerimizde, kardeşlerimizde, kardeşlerimize…

haydi barikata

Dm-A-Dm /(C) /F-Gm-C-A /Dm-(Gm)-A-Dm
F… …

Kara fırtınalar sarsıyor göğü
Kara bulutlar kör eder gözleri
Ölüm ve acı beklese de bizleri
Onları yenmek için yürümeliyiz
(Ve)
En değerli varlığımız özgürlük
Cesaret ve inançla savunmalıyız
Haydi barikata haydi barikata
Ekmek, adalet ve özgürlük için
Haydi barikata haydi barikata
Ekmek, adalet ve özgürlük için
(Ve)
Kalplerimizde, kardeşlerimizle
Tüm dünyada büyüyor direniş
Haydi barikata haydi barikata
Ekmek, adalet ve özgürlük için
Haydi barikata haydi barikata
Ekmek, adalet ve özgürlük için


söz: Bandista
müzik: ilk düzenlenişi 1879’a dayanan, ancak 1905 Mayısında Polonya’da işçi kortejlerinin yarı resmi marşına dönüşüp akabinde uluslararası yaygınlık kazanan, Polonya’nın kadim hürriyet ezgilerine dayanan Warszawianka marşı, 36 İspanyasında A Las Barricadas adıyla CNT’nin alamet-i farikasına dönüştü.

Temelde Valeriano Orobón Fernánez’in İspanyolca sözlerinin Türkçe söylenişine dayanan söz bloğu, aynı zamanda bu marşın Türkçe’deki ilk bütünlüklü ve aslına sadık dile getirilişidir. Türkiye devrimci hareketinde –esinlenlemeler ve belli bölümlerin bağlamdışı sözlerle bazı anarşistler tarafından söylenmesi dışında- daha önce kayıt altına alınmamış ve marş bütünlüğünde söylenmemiştir; ayrıca Avrupa devrimci hareketi tarafından da unutulmuş ve Bandista repertuarının beynelmilel dinleyici tarafından en çok talep alan marşlarından biri haline gelmiştir.

özgürlüğe manuş

Dm-Gm-Dm /Gm-Dm-A-Dm(D)

Ne Seattle ne Cenova ne Latin Amerika’da
Ne Hindistanda bir arayışta
Özgürlük içinde özgürlük kafanda özgürlük
Özgürlük sen nerdeysen orada

Ne sokakta ne meydanda ne kampüste ne yolda
Ne maphusta ne torna tezgahında
Özgürlük içinde özgürlük kafanda özgürlük
Özgürlük sen nerdeysen orada

Hem Seattle hem Cenova hem Latin Amerikada
Hem Hindistanda bir arayışta
Özgürlük elinde özgürlük seninle özgürlük
Özgürlük sen ordaysan orada

Hem sokakta hem meydanda hem kampüste hem yolda
Hem maphusta hem torna tezgahında
Özgürlük elinde özgürlük seninle özgürlük
Özgürlük sen ordaysan orada


söz: Bandista
müzik: İkinci Dünya Savaşı Yunan Direnişinin anonim ezgilerinden olan San Atsalino Teixos’un Django Reinhardt tarzında ve Manuş müziğe bir saygı olarak icrası.

Bandista’nın bir varyete olarak icra ettiği iki benzer, ancak anlamda taban tabana zıt söz bloğu üzerine kurulu bu şarkı, müzikal formu itibariyle de eğlenceli bir marş olarak ilk kez Türkçe’de söylenmektedir.

ille de rumba

Em-B /Em-D-C-B /(Em-Am-B

Dalgaları karşılayan, (rumbara rumbara rumbamba)
Gemileri andırarak, (rumbara rumbara rumbamba)
Gövdemizle karanlığı yara yara, Ay Carmela
Çıktık rüzgarları serin, (rumbara rumbara rumbamba)
Uçurumları en derin, (rumbara rumbara rumbamba)
Havaları en ışıklı sıradağa, Ay Carmela
Arkamızda düşman gözü, (rumbara rumbara rumbamba)
Gibi karanlığın yüzü, (rumbara rumbara rumbamba)
Önümüzde bakır taslar güneş dolu, Ay Carmela
Dostların arasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Güneşin sofrasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Dostların arasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Güneşin sofrasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)

Dostların arasındayız,
Güneşin sofrasındayız

Dostların arasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Güneşin sofrasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Dostların arasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)
Güneşin sofrasındayız, (rumbara rumbara rumbamba)


söz: Nazım Hikmet-Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü’den (1949) detay.
müzik: Kökleri 19. yy’a dayanan bir halk ezgisi üzerine 36 İspanyasında yazılan sözlerden müteşekkil bu şarkı bugün artık unutulmaya yüz tutmuştur; İspanyolca sözler bazı kaynaklarda Lorca’ya mal edilir.

El Paso del Ebro veya Viva la Quince Brigada adlarıyla da bilinen Ay Carmela şarkısı, marş formu içinde olmasa bile faşizme karşı savaşan İspanyol anarşistleri ve sosyalistleri üzerinde şevk ve umut verici bir etkiye sahipti. Bandista bu şarkıyı Türkçe söylemek isterken, üzerimizde önemli bir etkisi olan başka bir şarkı ve söz bloğu, yani Timur Selçuk ve Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü’yü anımsadı ve bir yapı söküp takma faaliyeti sonrasında iki şarkıyı birbiri içine ördü.

her şeyin şarkısı

Am-Dm-Am-Dm-Am-Dm-E-Am

Her şey herkesleşiyordu
Herkes her şeyleşiyordu
Tarih durmadan yazılıyordu
Birden olanlar oldu
Bir kırmızı koltukta yatarken
Ekranda Dziga Vertov dönerken
Psinoza mavladı birden
Şaşkınlık hasıl oldu
Bir çapa bir votka bir ılık meltem
Kıbrısta dört ceset bir Bakerken
Havariler mitler yazarken
Uyku bastırıyordu
Menevişten Gloryaya sokakta bir votka
Kadıköy evinde Jacques Brel çalmakta
Temmuz oldu yaz bitti hoca kalk haydi
Tayfa Marquiz yolunda
Her şey herkesleşiyordu
Herkes her şeyleşiyordu
Tarih durmadan yazılıyordu

Gördüğüne inanma,
Gördüğüne inanma
Gördüğüne inanma, sen!!!


söz: Bandista
müzik: Bandista

Hocamız, ev arkadaşımız, bize müziği anlamayı öğreten insana dair bir kolaj.